Stefan Kuntz Bu Takıma İyi Geldi

A Milli Takım, Karadağ’ı deplasmanda 2-1 yenerek 2022 Dünya Kupası için play-off hakkı kazandı. Spor yazarları kritik galibiyet için ne dedi?

GÜNTEKİN ONAY (HÜRRİYET) – Şayet gayretli görünen Burak Yılmaz gününde olsaydı daha kolay ve farklı bir 3 puanla eve dönebilirdik. Şimdi artık play-off’taki rakibimizi bekliyoruz. Basit ve saçma hatalarımıza rağmen gruptan çıkmayı Norveç’e oranla hak eden taraf bizdik. Gruba Hollanda ve Norveç galibiyetleriyle başlayan Şenol Güneş’e de; gençlere şans verip tekrar kazanma kararlığı ve heyecanı geri getiren Stefan Kuntz’a teşekkürler.

ALİ ECE (FANATİK) – Kuntz bu takıma iyi geldi. Stefan Kuntz’un güleryüzlü sakinliği takım üzerinde olumlu bir etki oluşturmuş gözüküyor, tabii asıl belirleyici olan maçtan maça rakip analizini esas alarak seçtiği takım tertipleri ve verdiği taktiksel direktifler. Caner’in ısrarla yerden oynaması, geri dörtlü önünde ezbere iki defansif orta saha yerine ofansif-defansif katkı açısından daha eşit ağırlıklı oyuncularımızın kullanılması, 3. alana geçer geçmez final pası denemek yerine sabırlı şekilde topu saklayarak ama hücum hızını çok düşürmeden kullanmak, 2021 Haziran ayından itibaren düştüğümüz seviyeden sonra Kuntz dönemindeki düzelme sinyallerinin en değerlileri. Stefan Kuntz, oyuncu değişikliklerini de göreve geldiğinden beri genellikle olumlu kullandı. Play-Off maçları döneminde daha da düzelip gelişerek Dünya Kupası vizesi alabiliriz

ÖMER ÜRÜNDÜL (SABAH) – Futbolcularımız ellerinden geleni yaptılar. Ancak kalabalık savunma Burak’ın sevmediği bir ortamdı, Halil etkili olamadı. Kerem de ilk yarının sonlarından sonra oyundan düştü. Sahanın en iyisi müthiş çalışkanlığı ve çabasıyla Hakan Çalhanoğlu’ydu. Sonuçta maçı kazandık ama Hollanda’nın galibiyetiyle play-off oynamaya hak kazandık. Kısacası İtalya ve Portekiz’in de olduğu ‘kurtlar sofrası’na düştük. Bakalım ne yapacağız? Alman hakem objektif ve mükemmel bir yönetim gösterdi.

LEVENT TÜZEMEN (SABAH) – Katar’a doğrudan gidecektik ama ayağımıza gelen fırsatlarımızı cömertçe harcadık. Letonya maçıyla yakaladığımız umutlarımızı Norveç’in tökezlemesiyle yeşerttik. Karadağ’da kazanarak play-off şansını kucakladık. Uzakdoğu’dan sonra Arap Yarımadası’na gitmek Milli Takım’a yakışır. Huyumuz gereği büyük turnuvalara rötarlı gitmeye bayılırız. Kuntz’un kadro tercihi Milli Takım’ın ritmini olumsuz etkiledi. Sol bekte Rıdvan’ın hücumda yarattığı çabukluğu ve verimliliği Caner’de bulamadık. Orkun Kökçü’nün orta alandaki çabukluğunu, alan değiştirmesini ve dikine hücuma çıkmasını Berat’la yapamadık. Çünkü Berat sadece kesici olarak oynadı ve çabuk pas oyununa destek veremedi. Erken yediğimiz gol Milli Takım’ı paniğe götürdü. Kerem’in ve Abdülkadir Ömür’ün çalışkanlığı bizi hücuma taşıdı. Ömür’ün mühendis gibi verdiği pası Kerem zor pozisyonda olmasına rağmen gole çevirip umutlarımızı toparladı.

TAYFUN BAYINDIR (MİLLİYET) – Çok değil, iki ay kadar önce unumuzu elemiş, eleğimizi duvara asmış, üstüne Şenol hocayı da yolcu etmiştik. Katar’da seyirci olmayı kabullenmiş, gelecek turnuvalar için uzun vadeli planlar bile yapmıştık. İşte futbol böyle güzel bir oyun… Her şey bitti dediğin bir anda yeniden başlayabiliyorsun… Oyuncular aynı oyuncular. Oyun kalitemizde bir değişiklik yok. Sistemde bir-iki küçük dokunuş dışında eski tas eski hamam konumundayız… Ama hala Dünya Kupası’na gidebilme umudumuz var. İyi bir kurayla Play-Off’ta bu şansı yakalamak mümkün. Ancak gerçekçi olalım. Henüz iyi bir takım görüntüsünü ve elbette performansını ortaya koyan bir ekip değiliz. Bu maça Play-Off’a kalma hesabıyla çıktık, hesabımız tuttu. Ne var ki gerçekçi olmak lazım. Dünkü milli takım şu anda Play-Off’ta yer alan ülkelerden hiç birini yenebilecek mesajı bize vermedi. Sonuç olarak üzerimizdeki ölü toprağını attığımız bir gerçek ama hala o içinde bulunduğumuz grogi durumundan çıkabilmiş değiliz. Bir tek yumruk dahi yesek yerden kalkamayacakmış gibi görünüyoruz. Şimdilik Play-Off gongu imdadımıza yetişti. Marta kadar tadını çıkaralım! 

UĞUR MELEKE (HÜRRİYET) – Dün Karadağ’da bir Türk sporsever olarak beni en çok sevindiren şey bu oldu: Değişiyoruz, gelişiyoruz. Doz aşırı kaygı atmosferinden uzaklaşıyoruz. Dün bizim beşte birimiz değerinde bir milli takıma karşı, olması gerektiği gibi ofansif bir 11’le sahaya çıktık. Cebelitarık maçında olduğu gibi 4-4-2 oynadık. Kuntz, devre arasında tek ön liberomuzu da kenara alma cesareti gösterdi. 80’inci dakikaya kadar da çift santrforlu düzenden şaşmadı. Alman Hoca göreve geldiğinde doğrusu büyük endişeler taşıyordum. Onun CV’sini bu görev için yetersiz buluyordum. Ancak şu anda onun da bir aylık gelişimini-dönüşümünü takdirle izliyorum doğrusu

SERDAR ALİ ÇELİKLER (HABERTÜRK) – İnsan, “Keşke Euro sonrası Kuntz gelseydi” diyor. Evimizde 3-1 öndeyken 3-3’e gelen Letonya ve son saniyedeki saçma sapan amatörce gol yediğimiz içerideki Karadağ maçı için de ahh çekmeliyiz. Hakan-Orkun gibi ‘kazma olmayan 2 merkez orta saha’ kullanımı için bile teşekkürü hakeden Stefan Kuntz’a sadece basit dokunuşlarla bile iyi bir iş çıkardığı için ‘Danke’ diyorum. Büyük ihtimalle Play-Off’ları geçemeyiz. İşimiz zor değil, çok zor. Elbette futbol bu diyeceğiz ama gerçek bu. Lakin biz Türkiye olarak bu tip gruplarda hep 2.’liği korumalıyız. Elbette liderlik hedefimiz olmalı lakin ikinciliği standart haline getirmek hem 24 takımlı Avrupa Şampiyonası’nın gediklisi haline getirir bizi hem de Dünya Kupası elemeleri için her zaman bir ümit beslememize yol açar. Hollanda’ya 2 puanla geçilmek üzücü. Geçmişe gitmeyelim 2. olmak da en başında hedefti o hedefe ulaşıldı. Şimdi bize kura şansı lazım.

ATTİLA GÖKÇE (MİLLİYET) – Günlerdir kurduğumuz hayaller, beslediğimiz ümitler bir yana, Milli Takım bir yana… En azından ilk yarı için söyleyelim, bizim beklentilerimizle Milli Takım’ın oyununda bir türlü senkron tutturamadık. Savunmada Karadağ’a geniş alanlar ve boşluklar bırakırken, orta alan ve hücumdaki gayretlerimiz yetersiz kaldı. Milli Takım, kamuoyunda beklendiği kadar istek ve enerjiyle sahip olamadı oyuna. Sonuç bizi zorlu bir play off atmosferine taşısa da grupta çakılıp kalmaktan iyidir. Umutla, çalışmayla, araştırmayla, iyi bir hazırlıkla o zor savaşta yer almak ve büyük yolculuğa devam etmek gurur duyacağımız bir maceradır. Bakarsınız, orada da mutlu bir sona ulaşırız, kim bilir!